Türkiye’de Elektrik Neden Pahalı

Türkiye’de Elektrik Neden Pahalı

22 Şubat 2022 0 Yazar: admin

Türkiye’de elektrik neden pahalı… Son dönemde yapılan zamlar, bu meselenin temeline bakmamızı zorunlu hale getirdi. Elbette, elektriğimizi büyük ölçüde, tamamen dışa bağımlı olduğumuz doğalgazdan elde ediyor olmamız, elektriğin pahalı olmasında bir etken. Ancak, %127 zammın ve Isparta’nın kış vakti, günler boyu elektriksiz kalmasının başka sebepleri de olmalı. Türkiye’de elektrik neden pahalı sorusuna özelleştirmeye bakmadan anlamlı bir yanıt vermek mümkün olmaz. O halde nereden başlayacağımız belli oldu. Türkiye’de elektriğin yolculuğuna kısaca bakalım.

Türkiye Elektrik Kurumu Ne Zaman Kuruldu?

Türkiye’de elektrik dağıtımının kurumsal bir yapıya kavuşması 1970’te oldu. O tarihte kurulan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve satış hizmetlerinden sorumlu kurum haline geldi. 1993’e gelindiğinde TEK, iki ayrı devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırıldı; Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş ve Türkiye Elektrik Üretim A.Ş yani TEDAŞ ve TEAŞ.

2004’te TEDAŞ özelleştirme programına alındı. Türkiye 21 ayrı dağıtım bölgesine ayrıldı.

 

Türkiye’de Elektrik Fiyatları Neden Arttı?

Elektrik özelleştirmesi çok hızla gerçekleşti. Sabancı Verbund ortak girişimi Başkent EDAŞ’ın hisselerini aldı.
Bunu başka alımlar izledi. Elektrik özelleştirmesi, bizi “Teğet” geçen 2008 ekonomik krizinden sonra, inşaat sektörü için adeta bir pansuman tedavisi olarak görüldü. İnşaat şirketleri için her şey uygundu. TL istikrarlı, dolar faiz oranı düşüktü. Elektrik şirketleri, dolarla borçlanma konusunda çok daha istekliydiler. Elektrik şirketleri, hem içeriden hem de dışardan dolarla kredi alıp, ihale bedellerini ödediler. İşler, elektrik şirketleri için hala çok iyi gidiyordu. 2013’e gelindiğinde, dolardaki artış, enerji şirketlerinin borçlarını da şişirdi. Bu tarihlerden sonra, elektrik şirketlerinin borç yapılandırma haberleri sıklıkla duyulur oldu. Yanlış hesap Bağdat’tan birkaç defa döndü aslında. Ancak, kulak asan olmadı. Özeleştirme, kutsanmış bir fikirdi, geri dönmek olamazdı. Hep söyleniyor, “devlet hantaldır, iş yapamaz, özel sektör daha başarılı olur”, vb. Tekelleşme kötüdür, rekabet iyidir, deniliyor. Peki, pratikte öyle mi?

Türkiye’de Elektrik Özelleştirmesinin Sonuçları

Ezberlenmiş sloganlar yerine pratiğe bakmak, daha faydalıdır.

*Üretim ve dağıtım aynı şirketlere ait
*21 farklı bölge var ama aynı isimler göze çarpıyor
*Elektrik özelleştiğinde, hizmet kalitesi artmıyor, ayrıca ucuzlamıyor
*Şirket, maksimum kar amacıyla yaklaştığı için, yatırımlarını erteleyebiliyor

Şimdi, bu maddelere bakalım. Özelleştirme, tekelleşmeye engel olmak bir yana tam manasıyla tekelleşmeye sebep oldu. Çok açık. Hizmet kalitesi artmıyor ve faturalar düşmüyor. Birçok kentte elektrik arızaları, kesintiler oluyor. Devlet, kamu görevi gereği, yatırımlarını ertelemez, ya da makul bir süre erteler. Oysa, şirketler, yatırım konusunda (borçlarının etkisiyle de olabilir) pek de istekli değiller. Bu da son derece doğal! Şirket, maksimum karı elde etmek ister ve her türlü maliyeti, azaltmak ister. Buna personel maliyeti de dahil.

 

İlgili Makale  Diderot Etkisi Nedir?

 

Kalıcı Yaz Saati Uygulaması

Hükümet, tasarruf sağlayacağı gerekçesiyle kalıcı yaz saat uygulamasını getirdi. Ancak, insanlar sabah kalktıklarında ışığı açmak zorunda kalıyorlar. Akşam, erkenden hava kararıyor. Yani, enerji tasarrufundan söz etmek mümkün değil. Elektrik şirketleri, kalıcı yaz saati uygulaması için ne düşünüyor acaba? Sanırım onlar, pek memnunlar. Yani, özelleştirme, hiçbir biçimde yurttaşa fayda sağlamıyor. Kalıcı Saat uygulaması, elektrik şirketleri lehine bir uygulama. Buna rağmen, Isparta, günlerce elektriksiz kaldı. Şirketlere, hiçbir kaynak yeterli olmuyor. 

Elektrikte Özelleştirme Çare Değil

Özelleştirmenin faturası, sadece ödenen yüksek fiyatlar değil. Buna bir de Isparta olayı dahil oldu. Bir kent, günlerce karanlıkta kaldı. Özelleştirmenin çözüm olmadığı ortaya çıktığına göre, tekrar kamuculuğa dönmenin zamanı gelmedi mi? Elektrik başlangıç olmalı ve tüm stratejik kurumlar, bizzat devlet tarafından işletilmelidir. İnsanlar, elektrik gibi, kritik hizmetlerde şirketlerin inisiyatifine terk edilmemelidir.