Ayasofya Camii İbadete Açıldı

Ayasofya Camii İbadete Açıldı

 

Ayasofya, kutsal anlamına gelen Aya sözcüğü ile Eski Yunancada Bilgelik anlamına gelen sophus sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur.
Bugün bildiğimiz Ayasofya,  532-537 yılları arasında, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Ayasofya, 1453’te İstanbul’un fethinden sonra, cami olarak hizmet verdi, 1935 itibariyle, müze olarak hizmet vermeye başlamıştır. Bugünlerde Ayasofya kararı merakla bekleniyordu, Ayasofya camii olacak mı? Türkiye bu yapay gündemi tartışıyordu. Süleymaniye Camii, Yeni Camii yetmiyor mu? Buna benzer sözleri Cumhurbaşkanı’da söylemişti ama sonra vazgeçti. İnsanlığın ortak mirası, dünya kültür mirası gibi kavramlar bir değer ifade eder mi bilmiyorum ama Ayasofya’nın yüzlerce yıllık tarihine bakmak, belki anlamak istemeyenlere yardımcı olur diye düşünüyorum. Ayasofya Camii ibadete açıldı, ne mutlu bize! Ayasofya’da ilk namaz ne zaman bundan önce, dilerseniz dünyanın en eski mabetlerinden birinin tarihine kısaca bir göz atalım.

Ayasofya Camii Tekrar İbadete Açıldı

Ayasofya, dünyanın en eski katedrali olma özelliğini taşıması bir yana, yüzölçüm bakımından dünyanın en büyük dördüncü katedralidir. Ancak Ayasofya’nın gündemde olmasının nedeni, bu özellikleri değil. Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi tartışılıyordu. Bu sebeple, Ayasofya tarihi pek çok kişi tarafından merak ediliyor. Ayasofya’ya biraz daha yakından bakmak ve dünya için neye karşılık geldiğini anlamaya çalışmak gerekiyor. Bugün bildiğimiz 3. Ayasofya’dır. Daha öncekiler ise isyanlar sebebiyle harap olmuştur.

Ayasofya Tarihi

I. Ayasofya

Roma İmparatoru Konstantin, Hristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinin ardından, Ayasofya’nın inşaatını başlatan kişidir. Ayasofya 360 yılında tamamlanmış ve açılışı Konstantin’in oğlu, II. Constantius yapmıştır. I. Ayasofya ile Aya İrini Doğu Roma İmparatorluğu’nun iki ana kilisesi olarak işlev gördüler.

Latin mimarisi özelliklerini taşıyan tek sütunlu bazilika, çatısı ahşap bir kiliseydi. Ne yazık ki, bu olağanüstü yapının ömrü çok olmamıştır. Konstantinopolis Patriği ( Aziz İoannis Hrisostomos), İmparatoriçe ( Aelia Eudoksia) tarafından sürgüne gönderildi. Bu sebeple kentte çıkan isyanlarda, I. Ayasofya büyük hasar aldı.

 

II. Ayasofya

1. Ayasofya’nın yıkılmasından sonra, imparator II. Theodosius, yeni bir kilise inşa edilmesi emrini verdi. II. Ayasofya bugünkü Ayasofya’nın olduğu yere inşa edildi. İmparator II. Theodosius, inşa emrini verdiği Ayasofya’nın açılışını da 415 yılında kendisi yaptı.

Mimar Rafinos, 2. Ayasofya’yı da ahşap çatılı, bazilika planlı ve beş nefli olarak inşa etti. İkinci defa inşa edilen Ayasofya, birincisi ile benzer kaderi paylaştı.

532 yılında Konstantinopolis’te meydana gelen ayaklanmada, çok sayıda insan hayatını kaybederken, Ayasofya’da büyük zarar görmüştür. Nika Ayaklanması olarak anılan, bu isyanı bastıran İmparator  I. Justinianus kalabalığı hipodroma toplayarak, katletmiştir. Kent ve kentteki birçok yapı gibi, Ayasofya’da büyük hasar görmüştür. İmparator, kenti yeniden inşa etmek için kolları sıvamıştır.

III. Ayasofya

Nika İsyanı sebebiyle yıkılan Ayasofya, İmparator I. Justinianus tarafından yeniden inşa ettirildi. İmparator, öncekinin yerine fakat ondan çok daha görkemli bir kilise yapılması emrini verdi. Bu iş için, matematikçi Trallesli Anthemius’u ve Miletli İsidoros‘u görevlendirdi. 532 yılında başlayan inşaat, 537’de tamamlandı. III. Ayasofya inşasında kullanılacak malzemeler, başka tapınaklardan alındı. Malzemelerin üretilmesi yerine başka tapınaklardan elde edilmesi ve yaklaşık 10 bin işçinin aralıksız çalışması, inşaat süresini oldukça kısaltmıştır.

 

Aradan geçen yıllara, değişen imparatorlara rağmen Ayasofya’nın makus talihi değişmemiştir. Ayasofya, IV. Haçlı Seferi sırasında Hristiyanların mezhep çekişmeleri nedeniyle hedef olmuştur. İstanbul Haçlılar tarafından işgal edilmiş, yağmalanmıştır. Ayrıca, Ayasofya Katolik kilisesine bağlanmıştır. İstanbul’daki Latin hakimiyeti 1204 ile 1261 yılları arasında devam etmiştir. 1261 yılında İstanbul yeniden Bizans kontrolüne geçti. Ayasofya ise büyük ölçüde harap olmuştu. İmparator  II. Andronikos Ayasofya’yı restore ettirdi. Ancak, Ayasofya’ya bu kez de deprem zarar verdi. 1346 depreminde hasar gören yapı, yeniden restore edildi, güçlendirildi. Ancak, kilise çalışmaların başlayıp, biteceği zamana dek,  yani yaklaşık 8 yıl kapalı kaldı.

 

İlgili Makale  İstanbul'un 7 Tepesinin İsimleri

 

Ayasoyfa’nın Camii Olması

ayasofya-camii-ibadete-acildi

Bugün, Ayasofya Müzesi’nin cami olması yolunda tartışmalar nihayete erdi ve Ayasofya camii ibadete açıldı ülkemiz için çok büyük bir gün…

2020 yılında Türkiye gündeminde ilk sıralarda yer bulan Ayasofya, 29 Mayıs 1453’te İstanbul‘un fethiyle beraber, Fatih Sultan Mehmet tarafından sembolik olarak camiye dönüştürülmüştür. 1935’ten sonra ise, müze olarak faaliyet göstermiştir. Ancak, her dönem,  bazı kesimlerin Ayasofya’nın insanlığın ortak mirası olduğu gerçeğini reddederek, Ayasofya Camii olsun, sloganlarına tanık olundu.

29 Mayıs 2020’de Ayasofya’da Fetih Süresi’nin okunması ile beraber, Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan yapının, yeniden camiye dönüştürülmesi konusu bir kez daha gündem oldu. Üstelik, bu kez çok daha uzun süre gündemde kaldı. Sonunda, Ayasofya Camii ibadete açıldı ve beklentilere yanıt verildi. Ayasofya 85 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açıldı. Ayasofya’da ilk namaz ise, 24 Temmuz Cuma günü kılınabilecek.

Ayasofya’nın Müze Olması

Ayasofya, restorasyon çalışmaları sebebiyle 1930 ve 1935 arasında halka kapatıldı. 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kanunla, Ayasofya yeniden açıldığı 1935’den itibaren müze olarak hizmet verdi.

1500 yıllık, bir kültürel mirası reddederek, sanki sadece Ayasofya’da namaz kılınabilir gibi bir düşünceye saplanmak elbette rasyonel değil. Bu konuda görüşü sorulan ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, “1934 kararına itaat edilmelidir” diyerek, Ayasofya’nın müze olarak kalması gerektiğini söylüyor.

İlber Ortaylı, caminin bir bölümünde namaz vakitlerinde ezan okunduğuna ve Cuma namazı kılınabildiğine dikkat çekerek, ” Çocuk oyuncağı değildir, politika aracı yapılmamalıdır” diyor. Ancak, beklenen Ayasofya kararı açıklandı ve Ayasofya’nın Müze olarak hizmet vermesini sağlayan 1934 tarihli kanun iptal edildi ve Ayasofya camii olarak ibadete açıldı.

 

UNESCO’dan Ayasofya Açıklaması

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, UNESCO Ayasofya konusundaki tartışmalara dahil oldu. UNESCO tarafından Reuters’e yapılan açıklamada, Ayasofya’nın Dünya Kültür Mirası listesinde yer aldığı hatırlatılarak bunun bazı yükümlülükler doğurduğunun altı çizildi.

UNESCO, yapılacak değişikler için kendileriyle müzakere yapılmasını beklediklerini ve Türkiye’ye bununla ilgili mektup yazarak endişelerini bildirdiklerini vurguladı. Ancak bu açıklamadan sonra, 10 Temmuz Cuma günü, Ayasofya Camii ibadete açıldı. Ayasofya’da ilk namaz 24 Temmuz Cuma yani iki hafta sonra kılınacak. Ekonomi, işsizlik, vb. artık ne gam, bütün sorunlarımız çözüme kavuşur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir