Rauf Denktaş ve KKTC Meselesi

rauf-denktas-ve-kktc-meselesi

Rauf Denktaş ve KKTC Meselesi

Rauf Denktaş ve KKTC meselesi
Kuruluşunun 36. yılı kutlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, her ne kadar Rauf Denktaş olmadan anlatılmaya çalışıyor olsa da bu, eksik bir anlatım olmaktadır.

Rauf Denktaş ve KKTC meselesi her zaman beraberce anıldı ve bundan sonra da öyle olacaktır.

KKTC, Rauf Denktaş tarafından, 15 Kasım 1983 yılında dünyaya ilan edildi. Denktaş bu tarihten önce olduğu gibi, bağımsızlıktan sonra da KKTC için yaşadı ve bu ülke için mücadele etti.

Siyasal İslamcılar, kendi tarihimizde ve hatta dünya mazlumlarına önderlik eden “laik” kişileri görmezden geliyorlar. Oysa, bu nafile bir çabadır. Siyasal İslamcıların çabaları ne Denktaş’ı ne de Arafat’ı silebilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden süreci anlatırken, ister istemez, Rauf Denktaş’ın hayat hikayesini anlatmış olacağız. O halde başlayalım…

Kıbrıs İngilizlere Kiralandı

Kıbrıs, 2. Selim tarafından 1571 yılında fethedildi. Adada çoğunluk olan Katolik Venedikliler ile azınlık olan Ortodoks Rumlar vardı. Kıbrıs fethedildikten sonra, Karaman’dan Kıbrıs’a Türk göçleri oldu. Bu tarihlerden sonra, adada Rum nüfusu ile Türk nüfusu artmaya başladı. Uzunca bir süre, bir arada yaşayan insanlar, adanın İngilizlere verilmesinin ardından birbirine düştü.

Osmanlı Devleti, 93 Harbi’nde Ruslara karşı ağır bir mağlubiyet aldı. Osmanlı yönetimi, Ruslara karşı İngilizlerin desteğini alabilmek umuduyla Kıbrıs’ı yaklaşık, 93 000 sterlin karşılığında, Birleşik Krallık’a kiralandı.

 

Kıbrıs’ın mülkiyeti Osmanlı’da kalıyor fakat yönetimi İngilizlere geçiyordu. İngilizler adayı, “ Komiser” adlı rütbeli yöneticilerle idare ediyordu. Bu durum 1. Dünya Savaşı’na dek böyle devam etti. 1914’te başlayan Dünya Savaşı’nı gerekçe gösteren İngilizler, Kıbrıs’ı ilhak etti.

İlgili Makale  Dünya Emekçi Kadınlar Günü

 

1923 yılında imzalanan Lozan Barış Anlaşmasın’da Birleşik Krallık’ın ilhakı tanındı. 1925’te ise Kıbrıs Kraliyet Kolonisi kuruldu.

Makarios Kıbrıs’ı Karıştırıyor

Kıbrıs’ta 1959 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Rumlar ve Türkler, nüfusları oranında temsil edilecekti.

1950’de Kıbrıs Rum Ortodoks liderliğine seçilen Makarios, adanın kaderi üzerinde belirleyici olacaktı. İngilizlere bayrak açan Makarios, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını istiyordu. Bu sebeple, İngiliz idaresi onu Seyşel Adaları’na sürgüne gönderdi. Makarios, Kıbrıs’a döndüğünde ise, kurulmuş olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı seçildi. 

İşte bu Makarios, sahneye çıkarak, Türklerin haklarını gasp eden bir anayasa teklifi sundu.

30 Kasım 1963 tarihli anayasa değişiklik teklifine göre;

  • Kıbrıs Türk’ü olan Başkan Yardımcısının yetkisi sınırlandırılıyor ve veto yetkisi elinden alınıyordu
  • Temsilciler Meclisi’nde ayrı çoğunluk ilkesi ortadan kaldırılıyordu
  • Ayrı belediyeler ortadan kaldırılıyordu

 

13 maddeden oluşan ve Türklerin haklarını ellerinden almayı öngören bu anayasa değişikliği Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilmedi.

Rumlar,  anayasa teklifinin kabul edilmemesi üzerine,  21 Aralık 1963’ten itibaren Türklere yönelik katliama başladı.

Saldırılar durulur gibi olsa da 1967’de tekrar başladı. Yunanistan Ordusu’nun bir kısmı da adada konumlandırıldı. Türkiye, defalarca yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamayınca adaya askeri müdahalede bulunacağını açıkladı.

Kıbrıs Barış Harekatı

Kıbrıs Barış Harekatı için Türkiye adeta mecbur kaldı. 1974 yılında, Yunanistan’daki cunta,  Kıbrıs’ta Makarios’u görevden alarak, yerine Nikos Sampson’u göreve getirdi. Makarios’a darbe yapan Sampson, Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı ilan edildi. Nikos Sampson, Yunanistan’daki Albaylar Cuntası’nın desteğiyle Makarios yanlılarını katlederken, Makarios canını güçlükle kurtardı.

Makarios, 19 Temmuz 1974’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Kıbrıs’ta olup bitenleri anlattı.

Bunun üzerinde Türkiye, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı.

Bir süre ateşkes ilan edildi fakat operasyon, 13 Ağustos’ta tekrar başladı.

İlgili Makale  Corona Virüs Sonrası Dünya

KKTC Kuruluyor

Kıbrıs Türk Federe Meclisi, Self- determinasyon hakkını kullanarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etti. KKTC, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 9 yıl sonra, 15 Kasım 1983’te kuruldu. KKTC kuruluş bildirgesi, Rauf Denktaş tarafından okundu.

Bundan dolayı, Rauf Denktaş ve KKTC mutlaka birlikte ele alınması gereken bir konudur. Siyasal İslamcılar sevmeseler de Denktaş, büyük bir mücadele insanı ve kurucu bir liderdir.

Rauf Denktaş Kimdir?

Rauf Denktaş kimdir sorusu KKTC tarihini anlamak isteyenlerin yanıt bulmaları gerek bir sorudur. 1924 yılında Baf’ta dünyaya gelmiştir. 1,5 yaşındayken annesini kaybeden Rauf Denktaş, anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülmüştür. Babası Raif Bey hakimdi. 1930 yılında eğitim için İstanbul’a geldi ve 1941 yılında Kıbrıs’a dönerek, Lefkoşa İngiliz Okulu’ndan mezun oldu.

1944 yılında, İngiltere’de Hukuk Eğitimi almaya başladı. 1947’de ise Kıbrıs’a dönerek avukatlık yapmaya başladı. Kariyerine savcı olarak devam etti ve 1956’da başsavcılığa yükseldi.

Rauf Denktaş ve Kıbrıs Davası

Rauf Denktaş Kıbrıs davası içinde doğdu ve öyle vefat etti. İlk olarak, 27 Kasım 1948’te Kıbrıs Türkleri tarafından düzenlenen bir mitingde, hatip olarak ön plana çıktı. Bu arada, Kıbrıs Türkleri için önemli olan, Fazıl Küçük ve Faiz Kaymak arasında arabulucu rolü üstlendi.

Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi’nde başkan seçilmesinde, Fazıl Küçük ve Faiz Kaymak etkili oldular. 1949’da savcılığı bırakarak, Kıbrıs Türklerin sorunlarıyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Bu yıl, hayatını Aydın hanımla birleştirdi.

  • Enosis ve EOKA’ya karşı mücadeleye yön veren önder bir rol üstlendi
  • 1958’de hükumetteki görevinden ayrıldı
  • Rauf Denktaş, arkadaşlarıyla beraber, kısa adı TMT olan Türk Mukavemet Teşkilatını kurdu
  • 1958 yılında, Rumların Türk köylerine saldırıları başladı. Rauf Denktaş bu saldırılara karşı tavır aldı
  • Ankara’da Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya görüştü, bu görüşmede Kıbrıs’a Türk askerlerinin gönderilmesi tavsiyesinde bulundu
  • 1959 Londra ve Zürih Anlaşmalarında aktif rol üstlendi.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası hazırlanmasında görev aldı
  • Türk Cemaat Meclisi ve Türk Cemaati İcra Komitesi Başkanlığı’na seçildi
İlgili Makale  Japonya Radyoaktif Suya Çare Arıyor

 

1963 yılında Türklere yönelik katliam başlayınca, Türk direnişini örgütledi.

Makarios, Denktaş’ın Kıbrıs’a girmesini yasakladı. Buna karşın, Denktaş gizlice Erenköy’e giderek savaşta yer aldı. 1967 yılında tutuklandı, baskılar sonucu serbest bırakıldı ve Türkiye’ye iade edildi. Kıbrıs’a giriş yasağı 1968 yılında kaldırıldı. Denktaş bu tarihte yeniden Kıbrıs’a döndü.

Rauf Denktaş’ın mücadelesi 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na dek ve harekat sonrasında da devam etti. Harekat sonrasında, mücadele daha ziyade siyasi alanda oldu. Bu süreç, 1983’te KKTC’nin ilanına kadar sürdü. Ancak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bugün bile tanınmayan, yalnız bir ülkedir. Rauf Denktaş ve KKTC aynı kadere sahiptir. Denktaş’ta tıpkı kurucusu olduğu KKTC gibi yalnızdı.

Rauf Denktaş 2004 yılındaki Annan Planı ile başlayan süreçte tasviye edildi. Denktaş’ı övmek bir yana, onu tahkir edecek sözler söylenmeye başlandı. Türkiye’de adeta istenmeyen adam ilan edilen Denktaş, yeni dönemi anlamakta gecikmedi, 2005 yılında Cumhurbaşkanlığı’na aday olmadı.

Rauf Denktaş ve KKTC meselesi adeta gözümüzün görmeyeceği bir alana itildi. Ancak, koşullar, Doğu Akdeniz meselesiyle beraber, KKTC’yi işte yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı.

Siyasal İslamcıların görmezden geldiği Denktaş, 13 Ocak 2012’de Lefkoşa’da  hayatını kaybetti.

 

Ancak geride, mücadeleyle geçen çok uzun yıllar ve bağımsız bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bırakarak gitti.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.